Ben Öz Kırık Kalenin kurucularından Hacı Osman Tiryaki’nin oğlu olan Mustafa Tiryaki’ nin ortancı cocuğundan Halil Tiryaki. Babam 1948 de hakkın rahmetine kavuştu. Ben orta ikiye giderken babamın vefatı ile beşkardeş ve annem ortada kaldık. Ben ortaokulu bırakıp o zamanlar Kırıkkale’de çırak okulu vardı. İmtihanla girdim bu çırak okulu. Birinci sene fabrikada çalışıyorsun bir sene sonra fabrikada başarı derecesine göre fabrikada yövmiye ile günlük 200 kuruş ve 240 kuruşa aylık çalışıyorsun. Ben Kırıkkale Mühimmat Fabrikası Takım Çarkhanesi’ nde 200 kuruş yövmiye ile beş sene çalıştım ve askere gittim ve ayda 38 lira ile beşkardeş ve annemi geçindiriyordum askerlik dönüşü beni kayın pederim yanına aldı manav dükkânı vardı. İki sene zor çalıştım baktım olmadı kendi işimi kurdum manav olarak güzel bir Yalova manavı ile ticarete atıldım dedemde artık yaşlanmıştı. Bizim çok güzel Kırıkkale’nin merkezinde güzel bir vişnelik vardı. Altmış İhtilali olmuş Kırıkkale’ye Evrensel isminde paşa gelmişti belediye ve mülkiye amiri olarak atandı. Yanında da fen işleri müdürü istanbul efendisi Tefik bey vardı. O gün saat 14 sularında Tefik bey benim manav dükkânıma geldi o anda bana bir ilham geldi ve Tefik beye dedemin vişneliğini anlattım ve ben orayı benzinlik ve yıkama ve yağlama istasyonu yapmak istiyorum dedim ve beni korku sardı ben ne yaptım diye kendime sordum. Yer benim dedemin evdeki karısı analık ben bu fikri nasıl bu adama dedim diyerek dedeme nasıl söylerim onun korkusuyla kaç gündür uyku bile uyumadığım günler oldu. En sonunda kararımı verdim dedeme söyledim dedem ikna oldu ve vişneliği düşündüğüm gibi yıkama, yağlama ve benzinlik olarak yaptım. Dedem rahmetlikte hasta yatıyordu ve dedeme gelen münafıklar çekemeyenler torunun seni batırdı diyerek dedemi bana düşman yaptılar. Ben de dedemin yanına gidemez oldum ve param olmadığı için dostların ve bipi şirketinden aldığım destek kredisiyle benzinliği çok güzel yaptım. Sene 1960 yılında açılışa dedemi hasta yatağından kaldırıp getirdim ve övgüyle eserimi tanıttım ve dedim ki dede sana beni yanlış anlatanlara hala inanacak mısın yoksa torununla gurur mu duyacaksın. Dedem bana teşekkür etti. Dedi ki oğlum allah yolunu acık etsin. Allah yardımcın olsun başarılar dilerim dedi. Sen 1961 Ankara’ya sık sık gidip gelir iken şimdiki bana ait olan Kayadibi Cennet Bahçesi’ni keşfettim ve burası köylülere aitti. Birkaç köylü vatandaşı bir araya topladım, burayı alacağımı söyledim ve aldım. Tekrar bipi şirketiyle anlaşma yaptım küçük bir restoran ve benzinlik yatım ve allah yürü kulum dedi ve işte şimdiki Kayadibi Cennet Bahçesi tesisini kurdum ve o zamanlar küçük olan tesisim bana ilham kaynağı oldu ve dişimi tırnağıma takarak sabrederek özenle çalışarak 1980 yılında şu anda görmüş olduğunuz bu güzel tesisi gerçekleştirmiş oldum ve gururumu ve kendi kişiliğimi yaşatmış oldum.Burası benım gurur kaynağımdır. 1980 yılından sonra Türkiye rahmetlı Özal’ın dışa açılımından sonra turizm kaynağı oldu ve benim bu tesisimi gören arkadaşlarım benı Akdeniz’e Egeye çekmeye çalıştılar ama ben kendi tercihimi yapmıştım. Kayadibi Cennet Bahcesi’ni dünyaya tanıtacaktım. Başarımla gurur duyacaktım ve düşüncemi gerçekleştirdim ve cennet bahçemi dünyaya tanıttım. Ben ortaokul ikiden ayrılmış bir çiftçi çocuğu olan Halil Tiryaki’ye 2002 yılında 22 cı donem chp sinden millet vekili olma gururunu yaşattı ve 5 sene Türkiye Büyük Millet Meclisin’de gururumuzla seviyeli dostlarımız da çok güzel anılarımız oldu ve halkım için gururla çalıştım. Beni bu yüce göreve layık gören Kırıkkale halkına büyük şükranlarımı sunarım ve şimdi Kayadibi Cennet Bahcemizde vatandaşlarımıza hizmet sunmaktayız. Siz değerli dostlarımıza, vatandaşlarımıza hizmet vermekten gurur duyarız. Sizleri bekleriz, yaşamınızda sağlık ve başarılar dileriz.
Kayadibi Cennet Bahçesi Sahibi Halil Tiryaki ve Personeli